26 Haziran 2014 Perşembe

Ruhumun Gıdası (2)

Daha önce amatörce planladığım müzik projemin ilk sonuçlarını sizlerle paylaşmıştım. O gün baktım ki listelere oldukça slow ve duygusal parçalarla giriş yapmışız :) Biraz daha hareketlendirelim istedim...

Not : Youtube kapalı olsa da DNS ayarları değiştirilmiş server'lardan yine youtube aracılığıyla seyredebilirsiniz.

"Kutsi'nin Geçer'i" ve "Fettah Can'dan Bu Aşkın katili Sensin"... Naçizane Benim yorumumla :)

21 Haziran 2014 Cumartesi

İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz

Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.
Bu  nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.
Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen her şeye yön verecek güce sahipsin.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.
Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum.
Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/graniniTurkiye
Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Haziran 2014 Cuma

Ruhumun Gıdası

Çok ama çok uzun süredir planladığım, kendi çapımda eğlenmenin merkezindeki müzik projemin ilk sonuçlarını dostlarımla paylaşmaya karar verdim.

Gerçi youtube kapalı olsa da DNS ayarları değiştirilmiş server'lardan yine youtube aracılığıyla seyredebilirsiniz.

işte son ayların hit parçalarından "Kış Masalı"



Kış masalını takiben, Gökhan Tepe'nin "Veda Makamı", elbette o da benden...

10 Mart 2014 Pazartesi

Boğazın Ağrıyorsa...



Kış ayları en fazla şikayet ettiğimiz mevzulardan biridir şu boğaz ağrısı... Yutkunmak ölüm gibi gelir, hele ki gece uyutmadığı zamanları bile düşünmek istemiyorum...


Boğaz ağrısının en önemli sebebi enfeksiyonlar... Enfeksiyondan kastedilense mikrobik hastalıklar elbette. En önemli mikrop grupları, virüsler ve bakterilerdir. Bunu ilkokul öğrencisi bile bilir yani. Ama ikisinin tedavi yöntemleri birbirinden farklıdır. Özelliksiz virüsler, kendi kendilerine bir hafta içinde tamamen iyileşen hastalıklar iken, bakterilerde antibiyotik kullanımını gerektiren farklı bir tedavi süreci vardır. 

Enfeksiyonlar dışında boğazınızda ağrıya neden olan başka sebepler de olabilir. Örneğin, boğazın kendi enfeksiyonu olmamasına rağmen burunlardan, sinüslerden akan ya da akciğerden kaynaklanan akıntılar boğazda tahrişe yol açarak boğaz ağrısına sebep olabilir. Peki başka neler var, hadi bir bakalım : 

  • Sigara içmek zararlıdır. Sigarayı bırakmadığınız sürece tedaviden tam bir netice almanız mümkün değil. 

  • Kansızlık, tiroit ve guatr gibi sistemik hastalıklar da cabası. Bu problemler sonucu boğaz ağrısı oluşabileceği gibi boyun bölgesine yerleşen bazı enfeksiyonlar da boğaz ağrısına sebep olabiliyor. 

    Boğaz bölgesini rahatlatacak gargara, pastil gibi lokal tedaviler mümkün. Arkadaş, yiyeceğine içeceğine dikkat edeceksin bir kere... Su alımını yüksek tutacaksın. 

    Bağışıklık sistemini desteklemek açısından vitamin ve benzeri ilaçlar kullanacaksın. Çok özel durumlarda, ileride bakteriyel bir enfeksiyona dönüşmesini engellemek amacıyla koruyucu, düşük dozda antibiyotik alacaksın. 

Boğazın ağrıyorsa evde ne yapabilirsin?


  • Sıvı tüketimini arttırmalısın. Tüketilen içeceğin çok sıcak ya da çok soğuk olması zararlıdır, ılık içmelisin. Ballı ılık süt birebirdir genelde...
  • Sigara, kirli hava gibi boğazı tahriş edici nedenlerden uzak durmalısın.
  • Evde kullanılacak gargara, sprey ve pastiller faydalıdır. 
  • Yutulması kolay olan yiyecekler; püre, pilav, makarna, lapa gibi besinler yemeni tavsiye ederim.
  • Gece uyuduğun ortamın çok kuru bir havaya sahip olmamasına dikkat etmelisin. Kalorifer peteğinin üzerine havlu konularak ya da sobanın üzerinde bir bardak su bırakılarak odayı nemlendirmen mümkün.

Boğazın ağrıyorsa nelere dikkat etmelisin?


  • Günde 1,5-2 litre su içebilirsin mesela. Soğuk yiyecek ve içecek tüketmemen gerek.
  • Soğuk havalara uygun giyinmen ve terlememeye dikkat etmen faydalı olur.
  • Özellikle virüs enfeksiyonlarında vitamin yönünden zengin beslenebilirsin, taze sebze ve meyve tüketmen de lazım.
  • Çok sıcak içme, çok da acı yeme.
  • Sigara dumanından uzak dur.
  • Çay ve kahve, içeriğinde bulunan kafein sayesinde boğazın kurumasına yol açar. Bu da boğaz ağrısında istenmeyen bir şeydir.


1 Mart 2014 Cumartesi

"Superman" Olmak İçin Uçmak Ön Koşul Değil...

Norveç…

Sosyologlar Kuzeyin bu soğuk ülkesinin insanlarının ne kadar sıcak olabileceğini sanıyorum daha iyi anlatamazdı…

2,5 dakikanızı izlemek için ayırın; sadece “insan” olmanın aslında nasıl bir şey olduğunu göreceksiniz… İşte bu yüzden bugün başlığım; "Superman olmak için uçmak ön koşul değil..."


8 Şubat 2014 Cumartesi

Metin Gibi; Lefter Gibi...

111 yıllık bir rekabettir bu... Holiganizmin, fanatizmin dışında, renklerin kardeşliğinin ne kadar güzel ve anlamlı olduğunu dostluk hikayelerine şahitlik ederek satır satır okuyun... 

galatasaray fenerbahçe ile ilgili görsel sonucu




Türk Futbol Tarihindeki İlk Derbi...

17 Ocak 1909 tarihinde, şimdiki Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın bulunduğu ''Papazın Çayırı'' olarak adlandırılan yerde yapılan ve Galatasaray'ın 2-0 kazandığı özel maçla başladı ezeli rekabet... Ezeli rekabetin yeni başladığı bu dönemlerde Galatasaray ile Fenerbahçeli sporcular ortak kiraladıkları bir evde kalıyorlar ve beraber ava çıkıyorlardı.



İki takım sporcuları geceleri bir araya gelirler, sohbet ederlerdi. Yine bir gece sohbetin koyulaştığı sırada Ali Sami Yen, Fenerbahçelileri, "Yarın bizimle maçınız var. Gidin yatın ve dinlenin" diye uyardı.

23 Ocak 1925... Bir karşılaşmada Fenerbahçe penaltı kazanmıştı. Atış öncesinde stadın büyük balkon kısmı çöktü. Fenerbahçeli Cafer Çağatay, bunun üzerine penaltı atışında topu bilerek kaleci Ulvi Yanal’a teslim etti.




17 Kasım 1922... Bu tarihte Kadıköy’de ezeli rakiplerin maçı vardı. Maç öncesinde günlerce yağan yağmur sahayı adeta göle çevirmişti. Fenerbahçe kaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaray Kulübü’ne telefon ederek, "Saha çok kötü, maçı erteleyelim" dedi. Galatasaray kaptanı Necip Şahin, "Anamız bizi bugün için doğurdu. Galip Bey, gelip maçı oynayacağız" diye cevapladı. Galatasaray, Kadıköy’e gelip maça çıktı ve Fenerbahçe karşılaşmayı 3-0 kazandı.


İlgili resim



Spor tarihçilerinin derlemelerine göre, yine ezeli rakiplerin birbirleriyle yapacakları bir maç öncesinde, Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaraylılara, "Oberle kardeşler hasta, Hasan da sakatlanmış. Sizi karşımızda eksik kadroyla görmek istemiyoruz. Dilerseniz maçı erteleyelim" diye haber göndererek, maçın ertelenebileceğini iletti. Fenerbahçe’nin bu önerisini kabul eden Galatasaray, oyuncuların iyileşmesinden sonra, 20 Ekim 1914’te yaptığı erteleme maçında sarı-lacivertli rakibini 6-1 yendi.




Fenerbahçe ile Galatasaray, 1934 yılında Türkiye’ye davet ettikleri yabancı takımlarla birer kez hazırlık maçı yaptıktan sonra, üçüncü maçı "Fenerbahçe-Galatasaray Karması" şeklinde oynadılar. Bu karmanın forması ise iki kulübün renklerinin karışımı olan lacivert, sarı ve kırmızıdan oluştu.



İlgili resim1959 yılı Profesyonel liglerin başladığı ilk sezondu. O güne değin amatörlükle profesyonelliğin içiçe yürüdüğü futbol artık tamamen profesyonel bir hale gelmişti. Ve bu lig mücadelesinin ilk etabı iki gruba ayrılan takımların mücedelesiyle başlamıştı. Galatasaray, Kırmızı Grupta birinci olurken Fenerbahçe ise Beyaz Grupta birinci olmayı başarmıştı. O günkü statüye göre gruplarında birinci olan takımların iki maç üzerinden oynadıkları final sonrasında şampiyon belirlenecekti. İki takım 10 Haziran 1959 günü Dolmabahçe Stadı’ında ilk maç için karşı karşıya geldiler. Tıklım tıklım tribünler önünde oynanan maçın 37. dakikasında Metin Oktay’ın çok sert bir şutu Fenerbahçe kalecisi Özcan Arkoç’u geçtikten sonra ağlara gidiyordu. Ancak bir müddet sonra topun kalenin arkasından dışarı çıktığı görüldü. Gol mü? aut muydu? Herkes birbirine bakarken topun ağları delerek dışarıya çıktığı anlaşıldı. Ve bu golle Galatasaray maçı 1-0 kazandı. 


lefter ile ilgili görsel sonucuSarı-kırmızılı ekibin 6 Kasım 2002’de, FB Şükrü Saracoğlu Stadı’nda ezeli rakibine 6-0’lık yenilgiyle tarihi hezimete uğradığı maçta, başkanlık sıfatıyla ilk Fenerbahçe derbisini izleyen Galatasaray Kulübü Başkanı rahmetli Özhan Canaydın’ın, rakibinin attığı golleri alkışlayarak Fenerbahçeli yöneticileri kutlaması, maça damgasını vurdu. Allah gani gani rahmet eylesin... Tüm ülke derbinin en farklı skorunun bu maçta alındığını düşünürken...

...Takvim yapraklarının 12 Şubat 1911'i gösterdiği, İstanbul'da çok şiddetli lodos yaşandığı ve deniz seferlerinin aksadığı bir günde oynanan "İstanbul Ligi" maçına Galatasaray 6, Fenerbahçe 10 kişilik kadrolarla çıkmışlar, maçın 10.dakikasında Küçük Ali (Galatasaray) maça yetişerek oyuna girmişti. İlk devrenin ortalarında Fenerbahçe kalecisi Ali Said sakatlanarak çıkmış ve maçın geri kalan kısmında Fenerbahçeliler sırayla kaleye geçmişlerdi. Galatasaray'ın 7, Fenerbahçe'nin 9 kişi tamamladığı bu maçı Galatasaray, ezeli rekabetin en farklı skoruyla kazanmıştı. Galatasaray'ın gollerinin dördünü Şehit Celâl İbrahim Bey, ikisini Emin Bülend Bey, birini de Şehit İdris Bey atmıştı.





29 Ocak 2014 Çarşamba

Artık Suyu Ayakta İçmiyoruz...

Çocukluğumuzdan beri suyu ayakta içme konusunda büyüklerimizden duyduğumuz  tek şey, "ayakta içme, üç yudumda bitir!!"  idi... Ama neden ayakta değil de ve üç yudumda içmek? 

Şimdi bu sözün tıbben ve dinen açıklaması nedir, ona bakalım:



Peygamberimiz bile ayakta su içmeme hususunda bizi uyarmış. İlk bakışta bu biraz anlamsız gelen bir öğüt olsa da özüne bakıldığında yine bizim sağlığımız için etkilerinin çok büyük olduğunu görüyoruz. Bir hadiste ayakta su içmenin zararına şöyle işaret etmiş:   “Eğer ayakta su içen kimse midesine verdiği zararı bilseydi, içtiği suyu şüphesiz ki geri kusardı”.   

Yine aynı konu ile alakalı olarak;   “Sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unutur da içerse kusmaya çalışsın” buyurmuş.
  
Tıbben açıklamasıysa şu:  İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu birbirinden oldukça farklı.  Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda alırsa doğrudan doğruya 12 parmak bağırsağına geçer.  Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında mide caddesi denen oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını geçerek 12 parmak bağırsağına gider.   Eğer insan sıvıyı oturarak içerse, bunlar önce midede birikir; asitle karışarak mikropları öldürür ve sonra 12 parmak bağırsağına geçer. Bu durumda oturarak su içen bir insan, bir çok hastalıktan korunmuş olur. Su ayakta içildiğinde tazyikli su sıkılmış gibi organlar hırpalanır. Halbuki oturur vaziyette su kıvrılarak  yavaş yavaş gider. 

Devrim niteliğindeki DeFi Protokolü IPOR 22 Mart 2023'te Bitget'te listelenecek

  Bitget, geleneksel finans oyuncuları için IPOR pratik çözümü ile DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu dolduracak Victoria, Seyşeller, 20 ...