fatih sultan mehmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fatih sultan mehmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Göynük İzlenimleri (1) - Aksakallı Lala : "Akşemsettin"

İnstagram ve facebook hesaplarımdan takip edenlerin vakıf olduğu üzere, geçtiğimiz haftasonunu Göynük'te geçirdim.

Göynük, Bolu'nun Şirince'si, hatta Safranbolu'su... Yapılaşmasındaki otantizm sizi içine çekiyor. Bunu oldukça net biçimde görebiliyorsunuz. Uzun süredir görmek istediğim bir yerdi, hatta eski Osmanlı konağı tarzı bir yerde konaklamak, o ambiyansı yaşamak benim için önemli hayallerimden biriydi. Bunu geçen hafta gerçekleştirebildim.


Göynük, Safranbolu tarzı evlerinin yanı sıra, Fatih Sultan Mehmet'in Lalalığını üstlenen Akşemsettin Hazretlerinin de yaşadığı yer... Zaten bu blogu yazmamın ana nedeni de biraz bu zat-ı muhteremden bahsetmek.

Akşemsettin, asıl adı ile Şeyh Mehmet Şemsettin Bin Hamza, 15. yüzyılın en büyük sufilerinden biri öncelikle... 1389 yılı, Şam doğumlu... Hacı Bayram Veli’nin müridi ve Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından biri... Fatih Sultan Mehmet tarafından 1464 yılında yaptırılmış olan türbesi Bolu İlinin, Göynük ilçesindedir ki ben de bizati gezdim. İlçede her yil, İstanbul’un fetih günü olan 29 Mayıs tarihinde anma günleri düzenleniyor olsa da bu yıl Ramazan ayına denk geldiğinden benim ziyaretim haftasında kutlandı şansıma...
Ünlü İslam büyüğü Akşemsettin, küçük yaşlardan itibaren ilme ve sanata karşı ilgi duyuyor. Medrese öğrenimini tamamladıktan sonra seçkin bilginler arasında yerini alıyor. Üstün zekası ve anlayışı, yılmak bilmeyen çalışma gücüyle kendini döneminin alimleri arasında buluyor. 
Akşemsettin’in asıl ünü, büyük veli, Hacı Bayram Veli ile tanışmasından sonra başlamıştı. İlmi konulardaki önemli başarılardan sonra tasavvuf konusunda da ağırlığını göstermiş, daha sonra da II. Murad’ın emir ve isteğiyle Fatih Sultan Mehmed’in hocalığına tayin edilmişti. İstanbul’un fethi sırasında büyük yârarlılıklar göstermiş, genç sultanı teşvik ederek zaferin kazanılmasında önemli katkılarda bulunmuştu. Fethin en önemli günlerinde Ebu Eyyub’el Ensari’nin kabrini bularak ordunun maneviyatını yükseltmişti. 
Beyaz atına binmiş, ordusunun önünde İstanbula giren Fatih Sultan Han'ın iki yanında onu yetiştiren Akşemsettin, Mola Hüsrev ve Molla Gürani bulunuyor. 
Şehir halkı ak sakalıyla ağır duruşuyla padişah sanıp çiçekleri Akşemsettine sunmaya çalışıyor. Akşemsettin atını geri çekip göz ucuyla Fatih’i göstererek: “Sultan Mehmet o'dur, çiçekleri ona veriniz”, demek istiyor. Fatih Sultan Mehmet, çiçeklerle kendisine doğru yürüyenlere hocası Akşemsettin’i göstererek: “Gidiniz, çiçekleri gene ona veriniz. Sultan Mehmet benim, ama o, benim hocamdır”, diyor.

11 Temmuz 2014 Cuma

Sarayın Tuzcubaşısı "TuzBaba" (1420-1500)

Tuzbaba hazretlerinin Fatih Sultan Mehmed Han'ın Tuzcubaşısı olduğu rivayet edilir. Asıl adı Halil efendidir.

İstanbul'un fethi sırasında yaşanan problemlerden biri de tuz sıkıntısıdır. Kuşatma uzadıkça tuz stokları da azalıyor. Bakıyorlar tuz tükenirse, yemekle­rin yapılması güçleşecek. Bu konunun tartışıldığı sırada genç Halil "Ağalar! İstediğiniz tuzu ben size bulabilirim. Hem de en kısa zamanda!" diye söze girer. Herkes sesin geldiği tarafa bakar. Aynı ses yine gürler: "Ben ordunun ihtiyacı olan tuzu bulurum” Fakat orada bulunanlar, bu yağız delikanlının ne demek istediğini pek anlayamazlar. Komutanlar, gencin kendinden çok emin olduğunu anladıkları an ge­rekli izni verirler. Ancak içlerinden biri: "İzni verdik, fakat tuzu hemen nasıl bulacaksın? Bunu çok merak ediyo­ruz." diye sorar. Genç Halil "Siz bana irice bir taş havan buldurun, gerisini bana bırakın" diye cevap verir. 

Hemen büyükçe bir havan bulunur. Genç Halil kendisini merakla bekleyenlerin gözler önünde, yerden avuç avuç toprak alıp, havana doldurur. Sonra da tok­makla toprakları karıştırmaya başlar. Çevrede bekleşenler, Yeniçerinin tok­mağı her vuruşta, toprağın renginin değişmekte olduğunu görürler. Havana doldurulan topraklar tuz olmuştur. 

Fatih Sultan Mehmed Han, Fetih Ordusu'ndaki bu Yeniçerinin gösterdiği kerameti daha o gün duymuş, hemen huzuruna çağırmıştır. Yerin­den kalkıp, sırtını sıvazlar ve der ki : "Var git işinin başına. Eğer fetih müyesser olursa, bundan sonra bilmiş ol ki, sarayın Tuzcubaşısı sen olacaksın" 


Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, Fetih'ten sonra, Halil'i unutmaz, onu hizmetine alır. Tuz Baba ömrünün sonuna kadar Tuzcubaşılık görevinde kalır sarayda. Fatih, Tuz Baba'yı Fetih sonunda saraya aldıysa da bundan sı­kılan Tuz Baba, kendisinden izin alıp, serbest yaşamak üzere Beşiktaş'a, şimdiki camii ve türbesinin bulunduğu yere yerleşir. Bundan sonraki gün­lerini ibadet ve zikirle geçirir. 

Beşiktaşlılar, Tuz Baba Hazretleri'nin manevî koruması altında bulun­duklarına inanırlar. Vefatından sonra da birçok kerametleri görülen Tuz Baba Hazretleri'nin defni sırasında da bir takım olaylar olmuş, sonunda şimdiki kabrinin bulunduğu yere defni sağlanmıştır.

Devrim niteliğindeki DeFi Protokolü IPOR 22 Mart 2023'te Bitget'te listelenecek

  Bitget, geleneksel finans oyuncuları için IPOR pratik çözümü ile DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu dolduracak Victoria, Seyşeller, 20 ...