özel kuvvetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel kuvvetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2018 Salı

Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler) Şehitleri... (3)

Yazımın 3. ve bu son bölümünde hayatlarına ve şehadetlerine haber kanalları aracılığıyla vakıf olabildiğimiz kahramanlardan son bir kaçına yer vereceğim. 




Topçu Yarbay İLKER ÇELİKCAN

Nisan 2016... 16 askerimiz PKK’lı teröristlerin kurduğu tuzak sonucu haince şehit edildi. Şehit düşen askerler arasında Bordo Bereli Yarbay İlker Çelikcan da bulunuyordu. Şehit Yarbay’ı yakından tanıyan kendisi de asker kökenli olan Güvenlik Uzman Metin Gürcan, “Yarbay askerlerinin önüne atılarak saatlerce kahramanca teröristlerle çatıştı. Gözü kara, kahmaraman bir subaydı. Hep askerlerini düşünürdü. Zira askerlerinin önünde çarpışarak şehit oldu” dedi.

Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş HALİT TOPUZ

Halit Başçavuş Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Suriye'nin kuzeyinde çıkan çatışmalara katılmıştı. Görev bilinci onun için herşey anlamına geliyordu. İlk çatışmada şehit olan Kıdemli Astsubay Başçavuş Halit Topuz'un Türk bayrağına sarılı naaşı, kortejle Bursa'daki Ulu Cami önüne getirildi. Şehidin polis olan ağabeyi Haluk Topuz da kardeşinin Bordo Beresini takarak silah arkadaşlarına sarıldı. Tören alanında şehidin tabutunun üzerine beresi ve yanına ise 4 mermi bırakıldı. Anlamı, eninde sonunda şehidin yediği bu mermilerle kanı yerde bırakılmayacak.

Piyade Astsubay Üstçavuş KIVANÇ KAŞIKÇI

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen Fırat Kalkanı Operasyonu'nun 98'nci gününde kaybolan ve kendisinden 1,5 ay boyunca kendisinden haber alınamayan Piyade Astsubay Üstçavuş Kıvanç Kaşıkçı'nın yapılan arama tarama faaliyetlerinde şehit olduğu anlaşıldı. Acılı haberin ardından baba ocağı derin bir sessizliğe büründü. O gün yoğun kar yağışı olmasına rağmen şehidin yakınları ve arkadaşları ailenin acısına ortak olabilmek için eve akın etti.

Bu arada en son bayramda ailesi ve yakınlarıyla görüştüğü öğrenilen şehit Kaşıkçı'nın ne zaman, nerede ve nasıl şehit düştüğü bilgisi ise hiç açıklanmadı.

Piyade Astsubay Başçavuş VOLKAN KÜLEKÇİ

17 Aralık 2016... Cumartesi günüydü. Fırat Kalkanı Operasyonu için Suriye’nin El-Bab Bölgesi’nde bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait birliğe düzenlenen saldırıda piyade astsubay başçavuş Volkan Külekçi çok ağır yaralandı. Tedavi gördüğü Gaziantep Şahinbey Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde kurtarılamayarak şehit olan 35 yaşındaki genç astsubay, ailesi, sevenleri ve silah arkadaşlarının gözyaşları eşliğinde memleketi Erzurum'da toprağa verildi. 







Piyade Astsubay Üstçavuş RAHMİ YILAN

Rahmi'nin hikayesi farklıydı biraz diğerlerine göre... Kazara da olsa vatani görevde hayatını kaybetmek şehadettir, onunki de böyle olmuştu. Bolu Komando Tugayı'ndan geçici görevle Hakkari Yüksekova'ya giden Rahmi'yi acı bir sürpriz bekliyordu. Birlik içerisinde patlayan el bombası sonucu şehit düştü. Memleketi Amasya'nın Merzifon İlçesi'nde törenle toprağa verildi. Hepsinde olduğu gibi şehidin babası İdris Yılan, yakınlarının desteği ile güçlükle ayakta durabildi o gün. Anne Fadime Yılan, cenaze namazı kılınırken fenalaştı, görenler bu acıya şahit olanların yürekleri burkuldu. Abla Selda Bakar'ın, cenaze töreni boyunca gözyaşlarına hakim olamaması, kardeşinin fotoğrafını öpmesi yürekleri dağladı. Şehidin 6 aylık hamile eşi Hayriye Yılan ise sakin kalmaya çalıştı. Eşinin cenazesi araca konulduktan sonra tabuta dokunan Hayriye Yılan, şehitliğe kadar cenaze aracını yürüyerek takip etti. Şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu tören alanına getirildiği sırada selam veren bir kadın astsubay ise gözyaşlarını tutamadı. 


Jandarma Astsubay Çavuş ÖMER FARUK DARBAŞ

Ömer de şehit devreleri gibi genç bir astsubaydı. Terörün bitmediği, hatta daha da azdığı ve azdırıldığı bu topraklarda şehadet mertebesine erişen yegane gençlerimizden biriydi. Mardin’in Derik ilçesinde hain bölücülerce yola tuzaklanan el yapımı patlayıcının (C4) asker ve korucuları taşıyan minibüsün geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu şehit olan Jandarma Astsubay Çavuş Ömer Faruk Darbaş, gözyaşları eşliğinde memleketi Çorum’da son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin cenazesi Gülabibey Mahallesi’ndeki baba ocağına son kez getirilerek helallik alındı. 

Ömer şehit olmasaydı, şehit olduğu günden bir gün önce ailesinin yanına izne gelecekti. Ömer'in liseyi bitirdikten sonra astsubaylığı tercih ettiğini ve 3 yıl önce göreve başladığı belirtildi.


Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş OKAN ALTIPARMAK

Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde görevli Astsubay Kıdemli Çavuş Okan Altıparmak'ın cenazesi, ailesinden alınan DNA örnekleriyle belirlendikten sonra dün akşam saatlerinde memleketi Konya'ya getirildi. Okan'ın naaşı, ailesi İstanbul'da oturduğu için dedesi İsmail Altıparmak'ın evine helallik alınması için götürüldü.  
Ailesi Üsküdar'da yaşıyordu Okan'ın... Yaklaşık 1 hafta önce telefonla görüştüğü babası Yaşar Altıparmak'a, ''Şehit olursam, beni doğduğum topraklara, memleketine defnedin'' dediği öğrenildi.
Törene silah arkadaşları, asker ve sivil yetkililerle vatandaşlar katıldı. Törende şehit Okan Altıpanmak'ın, Deniz kuvvetlerinde Teğmen olan ikizi Oktay ile diğer kardeşleri İsmail, Onur ve Nur Altıparmak metin olmaya gayret ettiler.

Ve... Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş ÖMER HALİSDEMİR



Hepimizin farklı korkuları yaşadığı 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Ankara'da önemli ve bir o kadar da acı olaylar yaşanmaktaydı. Makam aracı Özel Kuvvetler Komutanlığına giden yol üzerinde 3 araç tarafından sıkıştırılan Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı, bu pusudan kurtulmayı başardı. Bir kalkışma olduğunu anlayan ve Özel Kuvvetler Karargâhı’nın da ele geçirilmek istendiğini öğrenen Aksakallı, en güvendiği adamını aradı ve karargâhtaki nöbetçi subaylara ulaşmaya çalıştı. Güvendiği askerlerine silahlarını alarak komutanlığın önüne gelmeleri emrini verdi.

Zekai Paşa, karargâhı aradığında, darbeci Terzi’nin "Ben oraya geliyorum. Kışlanın emniyetini sağlayın, içeriye komutanlardan kimseyi almayın, gerekirse ateş edin" emrini verdiğini öğrendi. Sonrasında Koruma Astsubayı Ömer Halisdemir’i arayan Zekai Paşa o acı emri şöyle verdi: “Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum. Tuğgeneral Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şehadet var. Biliyorsun, seninle 20 yıllık beraberliğimiz var. Hakkını helal et.”

Ömer Başçavuş, sonu ölüme varan bu emir üzerine vakur bir sesle Zekai Paşa'ya hitaben, "Baş üstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin" dedi. 

Silopi'de görevli fetullahçı terör örgütü mensubu Tuğgeneral Semih Terzi, saat 02.16 sularında helikopterle Özel Kuvvetler Komutanlığı'na geldi. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın emriyle silahını eline alan Astsubay Ömer Halisdemir, karargâh binası girişindeki ağaçlık alana saklandı. Helikopterden inip karargah binasına doğru yürüyen darbeci askerlerin arasına karıştı ve silahını çekerek Terzi'ye 3 el ateş etti. Terzi, yere yığılırken, Halisdemir karargâh binasının yanında bulunan ağaçlık alana doğru koştu. Bu esnada Terzi'nin yanında bulunan cuntacılar Halisdemir'in arkasından ateş açtı. Halisdemir'e 15 el ateş edildi. Halisdemir'i vuran ilk kurşunu sıkan ismin Binbaşı Fatih Şahin olduğu anlaşıldı. Şahin 12 el ateş etmişti. 

Girişimin seyrini değiştiren ve darbeye karşı direnişin temsili haline gelen Ömer Halisdemir, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın emrine, sonunda şehadet olduğunu bilerek itaat etti. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmek isteyen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’yi gözünü kırpmadan öldürerek darbenin engellenmesinde büyük rol oynayan Kahraman Bordo Bereli Halisdemir, olay yerinde darbeci askerler tarafından defalarca kurşunlanarak şehit edildi.



Terörün adı farklıdır; PKK'dır, IŞİD'dir, DHKPC'dir, hatta FETÖ'dür. Farklı isimler verilebilir, zamanla başka örgütler başka artniyetli vatan hainleri ortaya da çıkabilir. Değişmeyen tek şeyse amacıdır. Ulusal güvenliği tehdit, vatanın bölünmez bütünlüğüne zarar vermek hatta vatanı parçalamak.



Bölüm başında belirttiğim gibi, isimleri unutulan, hikayeleri çok da konuşulmayan, ama yüreklerde gömülü daha nice kahramana yer vermek isterdim burada. Bilinmesi gereken bir gerçek de şudur ki, bu topraklarda kahramanlar tükenmez. Bize ilham veren ve bugün gülüp eğlenebildiğimiz günleri yaşayabilmemiz için toprak altına giren tüm şehitlerimizin mekanları cennet, ışıkları rabbin nuru olsun.

BİR ÖLÜR, BİN DİRİLİRİZ !!!



12 Şubat 2018 Pazartesi

Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler) Şehitleri... (2)

Geçtiğimiz hafta yayınladığım yazımın ardından, duygusal ve güzel geribildirimler aldım. Burada önemli olan mevzu neyin ne kadar beğenildiği yada takdir gördüğü değil, unutulmaması gereken ancak yeteri kadar değer verilmeyen ve maalesef ki unutulanların gönüllerde bir nebze olsun yaşatılabilmesidir.

Yazımın 2.bölümünde farklı iller, farklı hayatlar, ama aynı acıya tanıklık edeceğiz.

Boyabat Şehidi Piyade Uzman Çavuş SADIK APARANGİL

Hakkari’nin Yüksekova İlçesinde yürütülen operasyonda çıkan çatışmada şehit olan 35 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Sadık Aparangil’in Sinop Boyabat İlçesindeki baba evine acı haberi ulaştırıldı. Şehidin evine Türk bayrağı asılırken, köy muhtarı olan babası Recep Aparangil basın mensuplarının evlerine gelmesine ve çekim yapmasına izin vermedi. İyi de yaptı, zira haber niteliğinde olsa da şehidimizin medya malzemesi yapılması doğru değildi. Zaten olacağı da şuydu, sadece 1 dakika ekranda görülecek, sonra magazin haberlerine geçilecekti. Haberi izlerken memleketim Boyabat'tan gelen bu acı haber beni derinden etkilemişti. Dün gibi hatırlıyorum. Yaşımız birdi, aynı topraklardan gelen kardeşimin şehadeti acı vericiydi sonuçta...


26 Ağustos 2002 tarihinde Piyade Uzman Çavuş rütbesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerine katılan Şehit Piyade Uzman Çavuş Sadık Aparangil’in Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı emrinde göreve başladığı biliniyordu. Ardından 2002-2006 yılları arasında Hakkari’de Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı emrinde çeşitli görevlerde bulundu. 14 Ağustos 2006 tarihinden itibaren ise, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığına katıldı.

Piyade Uzman Çavuş CANER ÇELİK

Aynı gün, aynı saatlerde Sadık gibi Özel Kuvvetlerde görevli Pyd.Uzm.Çavuş Caner Çelik de aynı çatışmada şehit düştü. Ardahan Hanak’ın Serinkuyu Köyü’nde yaşayan ailesine haberi, Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar ile askeri yetkililer verdi. Acı haberin ardından evin dört bir tarafına Türk bayrakları asıldı. Evin 4 çocuğundan 3'süydü ve bekardı. Yürek burkan bu haberi alan annesinin dilinden sadece şu cümleler dökülüverdi: "Canım benim kurban olduğum kuzum. Ne yaptın Caner’im, gelin mi getirdin?"



Piyade Üsteğmen UĞUR TAŞÇI

Şırnak’ın Cizre ilçesinde bölücü terör örgüyle çıkan çatışmada şehit olan Üsteğmen Uğur Taşçı, İstanbul’daki cenaze töreniyle toprağa verilmişti. Aslen Gaziantep'li olan şehit Üsteğmen Taşçı’nın, geçen yaz Nizip’e gidip, babası Mehmet Taşçı’nın yıllar önce İstanbul’a göç ederken sattığı iki katlı evi satın aldığı ortaya çıktı. Kendisi de o evde doğan Taşçı, evi restore ettikten sonra, babasına hediye edip, sürpriz yapmak istiyordu. Evin bulunduğu Fevkani Mahallesi’nin Muhtarı İbrahim Halil Polat, şehit Üsteğmen Uğur Taşçı’nın bu evde doğup büyüdüğünü belirterek, “Babası İstanbul’a taşınacağı zaman evi satmıştı. Geçen yaz buraya gelen şehit üsteğmenimiz, biriktirdiği parayla evi satın aldı, hatta bir süre burada kaldı. Harap olan baba ocağını, onardıktan sonra, babasına hediye edip, ona sürpriz yapmak istiyordu. Ama kısmet olmadı” dedi. Mahalle sakinleri de, ‘Hayırlı bir evlat ve iyi bir insandı’ diye gözyaşı döküyor.

Jandarma Üsteğmen HARUN PARLAK


Van’ın Çaldıran ilçesi Tendürek Dağı'nda bölücü terör örgütü unsurlarına karşı yürütülen operasyonda çıkan çatışmada Üsteğmen Harun Parlak şehit düştü. Henüz 25 yaşında olan şehit Üsteğmen Harun Parlak, Sorgun ilçesine bağlı Aşağı Emirler köyündendi ve Ethem - Zeynep Parlak çiftinin tek oğluydu. Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki tüm camilerde kendisi için sela verildi. Şehidin cenazesi Ankara’da defnedildi.

Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş BÜLENT AYDIN 


15 Temmuz'un ilk şehidi her ne kadar Astsubay Ömer Halisdemir olarak bilinse de o gece Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın Koruma Astsubayı Piyade Başçavuş Bülent Aydın, komutanıyla saat 21.43'te  Genelkurmay Karargahına girmelerinin ardından, yine Özel Kuvvetler mensubu olan ancak darbe girişimine katılan askerlerin açtığı ilk ateşle şehit oldu. 47 yaşında aslanlar gibi bir askerdi. Hayatı, 90'lı yıllarda terörün en yoğun yaşandığı dönemde Güneydoğu Anadolu'daki çatışmalarda geçmiş, emekliliğine çok kısa bir süre kala Kara Kuvvetleri Komutanlığına koruma personeli olarak atanmıştı. Onun için alışılagelmiş bir düzen değildi bu, ama görev görevdi. Fazlasını da yapmıştı. Yine de gözünü kırpmadı, kuvvet komutanına zarar verilmemesi için yapması gerekeni biliyordu. Sonuna dek koruması için refakat ettiği komutanının yaşaması için kendi canını feda etti, şehit düştü. 

Piyade Yüzbaşı BARIŞ KIRICI

Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde 22 Temmuz'da karadan sevkiyatın tehlikeli olduğu bölgelere havadan ulaşan S-70 Skorsky tipi helikopter inişe geçtiği sırada düşmüştü. Kazada, 5 asker şehit olurken, 7 asker de yaralanmıştı. Yaralı askerler önce Van 100.Yıl Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan askerler ilk müdahalenin ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne sevk edildi. Yaralılardan Yüzbaşı Barış, tedavi gördüğü hastanede akşam saatlerinde verdiği yaşam savaşını kaybetti ve şehit düştü. Henüz 32 yaşında, idealist ve seçkin bir askerdi Barış... Babası gibi asker olmuştu, mesleğini seviyordu. Şehidin babasının son sözü her zamanki cümle oldu: "VATAN SAĞOLSUN"

Piyade Yüzbaşı FATİH YAŞAR

Fatih Yüzbaşının hikayesi de diğer kardeşlerim gibi çok farklı değil... Sur'da terör örgütü PKK ile silahlı çatışma çıktı. Bu esnada hainlerin suikast tüfeği olarak bilinen Kanas ile Fatih Yaşar'ı şehit ettiler. Şehit düşen Yüzbaşı Fatih Yaşar için cenazesi sonrasında sınıf arkadaşları toplandı, Gölcük Anıtpark'ta bin kişilik lokma döktürüp dağıttı. Sur Şehidi olarak gönüllere gömüldü o da. 


Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş ÖNDER PINAR

Diğer memleketim Elazığ için Önder Pınar'ın yeri ayrıdır. Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında El Bab'da görev yapmaktaydı. Yoğun çatışmalarda şehit düşen Önder'in naaşı Elazığ'a getirildiğinde binler kendisini bekliyordu. Baba ocağında ateş yanarken ana yüreğinde derin bir sessizlik hakimdi, bundan sonra da öyle olacaktı. 





Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş HAMZA ŞİMŞEK
Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş HÜSNÜ BİLGİÇ

TSK tarafından Suriye'de yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda terör örgütü DEAŞ, yoğun havan saldırılarını sıklaştırmıştı. Hainlerin top mermisiyle düzenlediği bu saldırılardan birinde şehit olan 24 yaşındaki astsubay kıdemli çavuş Hamza Şimşek ve 28 yaşındaki Hüsnü Bilgiç'in cenazeleri, Gaziantep'te düzenlenen törenin ardından memleketlerine gönderildi. Hamza'yı Ankara'ya, Hüsnü'yü ise memleketi Malatya'ya gönderdiler. Aileleri, sağ gönderdikleri evlatlarının naaşlarını alırken sinir krizleri geçirdi. Görenlerin içi burkuluyordu, teröre lanetler yağdırılıyordu ama nafileydi; ana-baba yüreği bu... Kabullenemediler...





9 Şubat 2018 Cuma

Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler) Şehitleri... (1)

2012'den bu yana birçok konuda yazı yazdım, ama farkettim ki çok hassas bir konu üzerine etraflıca düşünmüş olmama rağmen hiçbir çalışmada bulunmamışım. Hatta öyle ki bu konuda kendim, şahsen bile aksiyon almaya çalışmış olmama rağmen...

Klavye delikanlılığı diye bir tabir var şu ara... Bu konuda çoğu kez tarafıma eleştirel geribildirimler de almıştım, ancak bu eleştirileri yöneltenlerin hiçbir zaman böyle bir girişim yapmadığını, yapmayı da geçtim bu girişimin yanından dahi geçemediğini de biliyorum.

2016 yılı sonunda, yani hayatımda bazı önemli kararlar aldığım dönemde mevcut işimi bırakıp, silahlı kuvvetlere katılarak geri kalan yaşantımı karakterime daha yatkın bir yaşam tarzıyla sürdürmeye karar vermiştim. Nitekim Özel Kuvvetler Personel Alım Sınavlarına girdim ancak yaş haddinden refuse yedim. "Araştırmadan yaptın" dediler, engellemeye de çalıştılar. Ne kadar zor bir hayat olduğunu bildiğim halde tüm cesaretimi topladım ve yaptım, ama olmadı. Nitekim -klavye delikanlılığı- bana uygun bir tabir değildi elbette.  


Neyse konu ben değilim bu yazıda... Konu, bu ülkenin bayrağına, vatan toprağına canlarını feda edecek kadar aşık olan kahramanları... Bilinmeyen, görülmeyen, unutulan tabiri caizse bir ölürken bin dirilen kahramanları... Yazıyı hazırlarken gözyaşlarıma hakim olamadığım anlar oldu. Umarım sizler okurken benden daha dirayetli olabilirsiniz.

Lafı daha da uzatmadan bu ilk bölümde, medya yoluyla bizlere daha fazla yansıyan bir kaç "unutulmuş", ama asla unutulmayan şehit kahramanları anacak; onların destansı ama bir o kadar da hazin öykülerine kısa metrajlı tanıklık edeceğiz.


Piyade Yüzbaşı RIZA FIRAT

Hatay İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Jandarma Özel Harekat Timleri tarafından Dörtyol İlçesi kırsalında, Amanos Dağları’nın eteklerinde arazi arama tarama görevinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan gelen timde yer alan Yüzbaşı Rıza Fırat da bulunuyordu. Gece karanlığında önündeki kayalıklardan düşerek ağır yaralanmıştı. Bölgeye alelacele gönderilen askeri helikopterle Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen Fırat, tüm müdahalelere rağmen kurtaralamayarak şehit oldu. Evli değildi ama bu hayaliydi, yuva kurmayı istiyordu. 4 kardeşten en küçükleriydi zaten Rıza. Asker olmayı seçmişti, ailesinin gurur kaynağıydı.  

Piyade Üsteğmen ENES DEMİR - Pyd. Ast.Kıd. Çavuş DOĞUKAN TAZEGÜL

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde devam eden terör operasyonları sırasında çöken binada enkaz altında kalarak şehit olan Piyade Üsteğmen Enes Demir ile Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Doğukan Tazegül, Ankara'da son yolculuklarına uğurlanmıştı. Şehit Üsteğmen Enes Demir’in daha önce Cizre’de çıkan bir çatışmada yüzünden yaralandığı, ancak gazilik beratını, "Bu kadar yarayla gazi olunmaz" diyerek reddettiği ortaya çıkmıştı. Ne kadar garip değil mi; 15 Temmuz gecesi eline kıymık battığı için gazilik unvanı alıp çatır çatır gazilik maaşı yiyenlerin yanında gerçek hak sahiplerinin gösterdiği bu onurlu duruş... 

Astsubay Doğukan Tazegül ise cep telefonunda "Şehit düşersem tek isteğim tabutumun üstüne bordo beremi koyun" mesajı bırakarak bir nevi ailesine şehadetini müjdelemişti. Vasiyeti Ankara'daki cenaze töreninde yerine getirildi.










Tank Yarbay İHSAN EJDAR - İstihbarat Astsubay Üstçavuş TURGAY TOPSAKALOĞLU - İstihbarat Astsubay Kıdemli Üstçavuş SAMET ÇAKIR
Hakkari’nin Dağlıca bölgesindeki operasyonlarda biri Tabur Komutanı Yarbay olmak üzere 3 askerin şehit olduğu haberi geldi. Tüm ülkede asker anneleri, eşleri, kardeşleri istim üstünde haberin son durumunu öğrenmeye çalıştılar. Çatışmalar sırasında 17 terörist etkisiz hale getirilmişti ama kaybedilen değerler geri gelmeyecekti. Operasyonda şehit düşen askerlerden biri 43 yaşındaki Tankçı Yarbay İhsan Ejdar'dı. Evli ve 12 yaşında bir kız çocuğu babasıydı Yarbay Ejdar. Kurstan çağırılan kızına babasının ölüm haberi verildiği sırada, Merzifon Garnizon Komutanı Hv.Plt.Tuğg. Cengiz Karacabey de şehidin Merzifon’da yaşayan annesi Fehmiye Ejdar’ın evine giderek acı haberi vermekteydi.
Şehit düşen askerlerden Astsubay Üstçavuş Turgay Topsakaloğlu’nun, Eskişehir’deki babaevine de ateş kor gibi düştü. Askeri yetkililer Çankaya Mahallesi’ndeki evine sağlık ekipleri eşliğinde gittikleri baba Yakup Topsakaloğlu ve anne Vasfiye Topsakaloğlu’na, oğlunun şehit düştüğü haberini güçlükle verdiler. Evli ve iki çocuk babasıydı, onların büyüdüğünü görmek onun da hakkıydı, olmadı. 
Astsubay Üstçavuş Samet Çakır'ın,  İzmir'deki evinde de yas vardı. Çakır'ın şehadet haberini, Bornova ilçesi Atatürk Mahallesi'nde yaşayan ailesine yine o her sıkıntılı süreçte olduğu gibi askeri yetkililer verdi. Emekli polis memuru baba Muammer, anne Zehra ve kız kardeş Duygu Çakır'ın acısını paylaşmak isteyen çok sayıda yakını, şehidin Türk bayrağı asılan evine koştu. Ama o acı hafiflemedi, bugün bile... Acılı ailenin yakınları da evlerine Türk bayrağı astılar, çünkü teröre en büyük cevap zaten birlik beraberlik mesajıydı. Daha önce Ankara'da görev yapan Bordo Bereli Çakır'ın cenazesi memleketi Trabzon'da, ata toprağında defnedildi.
Piyade Yüzbaşı ALPER KOCAMAN
04 Kasım 2016 tarihinde Fırat Kalkanı Harekâtında DEAŞ terör örgütüne karşı mücadele ederken PYD ve DEAŞ'ın yoğun top ve havan saldırıları altında öne çıkarak El Bab'a giden bir bölgedeki kritik bir hedefin ele geçirilmesi için 'Arkadaşlar bu bölgeyi mutlaka elde bulundurmamız lazım, haydi arkadaşlar!' diyerek ellerini havaya kaldırdığı esnada, PKK'nın bulunduğu bir mevziden atılan havan mermisinin yakınında patlaması sonucunda koltuk altından giren bir şarapnel parçasıyla önce sendeledi, ne olduğunu anlamadı, arkadaşlarına da belli etmek istemedi, biraz daha ilerledi, biraz daha, biraz daha…
Ama yanındaki askerleri fark etti kolunun altından hızla akan kanı.. 'Komutanım yaralanmışsınız, durun ne olur durun!' dediler. 'Bir şeyim yok ufak bir parça geldi, devam edelim az kaldı, durmayın, durmayın' dedi ve ilerlemeye devam etti; ta ki gücü tükenip dizlerinin üstüne çöktüğü ana kadar..
1.90 boyunda, koca bir çınardı. Oracıkta şehit düştü. 45 dakika sonra almak için askerlerinin hemen önünde hücuma çıktığı tepe alındı.
Piyade Üsteğmen ÜNAL DARBOĞAZ

Hakkari Dağlıca’da şehit düşen Üsteğmen Ünal Darboğaz henüz 34 günlük evliydi. Babasını 6 yıl önce kanserden kaybetmişti. Hayalleri vardı; eşiyle gezmek, eğlenmek, çocuk sahibi olmak, çekirdek ailesini büyütmek gibi... Hainler elinden aldılar. Gönüllere gömüldü diğerleri gibi...



Piyade Uzman Çavuş SELÇUK PAKER
Tabuta sığmayan Bordo Bereli diye bilinir Selçuk... DİYARBAKIR`ın Sur İlçesi`nde PKK`lı hainlerle girdiği çatışmada suikast tüfeği Kanas ile açılan ateşle şehit edildi. 2 metreye varan boyu ile "tabuta sığmayan Bordo Bereli" unvanını aldı.  Aslan gibi de bir delikanlıydı, sporcuydu, ata binerdi, atışta uzmandı. Devreleri örnek bir asker olduğundan dem vururdu hep. Ana yüreğine ateş düştü hain saldırı sonucu. Cennette devrelerine kavuştu.

Piyade Astsubay Başçavuş KALENDER ÖZDEMİR
Ankara Gölbaşında bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapan Piyade Assubay Başçavuş Kalender Özdemir, geçici görevle Hakkari’nin Çukarca İlçesine gitmişti. İki çocuk babası Özdemir, arazi arama tarama çalışmaları sırasında PKK’lı hain teröristlerin açtığı ilk ateş sonucu şehit düştü. Şehit başçavuş Özdemir’in babasının da uzun süre önce vefat ettiği öğrenildi. Kalender Özdemir’in yaklaşık 18 yıldır Özel Kuvvetlerde görev yaptığı, emekli olmak içinse başvurmayı planladığı bilinmekteydi. O -çok güzel sunumlarla, akil adamlarla- insanlara yutturulmaya çalışılan açılımın kurbanlarından biri de Kalender Astsubaydı.

Devrim niteliğindeki DeFi Protokolü IPOR 22 Mart 2023'te Bitget'te listelenecek

  Bitget, geleneksel finans oyuncuları için IPOR pratik çözümü ile DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu dolduracak Victoria, Seyşeller, 20 ...