Çok içen biri değilim, tek başına da keyifli gelmiyor zaten bu işler... Yanında seni dinleyecek, sana derdini yada mutluluğunu açacak yarenler olduğu sürece zevk veriyor. Bazen kederleniyorsun, bazen keyifleniyorsun; ama eninde sonunda <<dünya>> kelimesi senin için anlamını yitirip <<bi dünya>> olup çıkıveriyor karşına :)
Biz de ne yaptık; arkadaşlarla düşündük taşındık "ne yapsak etsek, bir çıkıp sohbetin dibini vursak" dedik. E sözümüz de vardı; kalktık dostlar sofrasına gittik. Fırat Saraçoğlu, Fatih Yazgan, Selçuk Sarı ve elbette ki babayiğit Taner Arslan'la güzel bir yemeğe, keyifli bir sohbete imza attık... Güzel de yaptık...