13 Ağustos 2014 Çarşamba
*** Doğal Olarak Takipteyiz ***
Stüdyo çalışmalarına devam... Romantizme bir süre ara verip ortama hareket katmaya karar verince ortaya "moonlight" altyapısıyla aya benzer çıktı :) mutlu seyirler :)
4 Ağustos 2014 Pazartesi
** Zaten Aşk Kollar Hiçbir Zaman...**
Farklı parçalarla yine karşınızdayım... "kardan adam"ın araba versiyonunu izlemiştiniz. Orada dikkatinizin daha çok görsel ögelerle meşgul olduğunu fark edince daha sade bir klip yapmaya karar verdim.
Not : Gerçi youtube kapalı olsa da DNS ayarları değiştirilmiş server'lardan yine youtube aracılığıyla seyredebilirsiniz.
Gülşen'den "Kardan Adam" ... Tabii ki yine benim yorumumla... :
Gülşen'den "Kardan Adam" ... Tabii ki yine benim yorumumla... :
** Mükemmel Park Etme Tekniği **
Fakat artık mükemmel park etmenin yolu da bilimsel olarak ispatlandı. Vauxhall Motors’un desteğiyle Londra Üniversitesi tarafından her seferinde kusursuz paralel park etmenin yolu bulundu. "Paralel Park yapmanın bilimsel formülü!"
Evet bana da saçma geldi zira ne kadar park edersen o kadar pratik elde edersin gerisi de hikaye... İşte her seferinde mükemmel paralel park edebilmenin “bilimsel” adımları:
1.Park edeceğiniz alanın önündeki araç boyunca, arka tekerleğiniz, arkasına park edeceğiniz aracın tamponuyla aynı hizaya gelene kadar ilerleyin. Direksiyonu kaldırıma doğru tam kırın.
2.Arka tekerinizin başladığı nokta, önünüzdeki aracın sokağa bakan tarafıyla hizalanana kadar geri gidin. Direksiyonu düzeltip, düz şekilde geri gidin.
3.Sokağa bakan taraftaki arka tekerlek de öndeki aracın hizasına geldiğinde, direksiyonu diğer tarafa çevirmeye başlayın.
4.Eğer buraya kadar herşey yolunca gittiyse zaten mükemmel park etmişsiniz demektir. Çıkıp başardığınız harika işi takdir edebilirsiniz. İşte size bir de öğretici videosu... haydin parka :)
Şimdi size bir simülasyon bir de gerçek park etme tekniği videosu :)
11 Temmuz 2014 Cuma
Sarayın Tuzcubaşısı "TuzBaba" (1420-1500)
Tuzbaba hazretlerinin Fatih Sultan Mehmed Han'ın Tuzcubaşısı olduğu rivayet edilir. Asıl adı Halil efendidir.

İstanbul'un fethi sırasında yaşanan problemlerden biri de tuz sıkıntısıdır. Kuşatma uzadıkça tuz stokları da azalıyor. Bakıyorlar tuz tükenirse, yemeklerin yapılması güçleşecek. Bu konunun tartışıldığı sırada genç Halil "Ağalar! İstediğiniz tuzu ben size bulabilirim. Hem de en kısa zamanda!" diye söze girer. Herkes sesin geldiği tarafa bakar. Aynı ses yine gürler: "Ben ordunun ihtiyacı olan tuzu bulurum” Fakat orada bulunanlar, bu yağız delikanlının ne demek istediğini pek anlayamazlar. Komutanlar, gencin kendinden çok emin olduğunu anladıkları an gerekli izni verirler. Ancak içlerinden biri: "İzni verdik, fakat tuzu hemen nasıl bulacaksın? Bunu çok merak ediyoruz." diye sorar. Genç Halil "Siz bana irice bir taş havan buldurun, gerisini bana bırakın" diye cevap verir.
Hemen büyükçe bir havan bulunur. Genç Halil kendisini merakla bekleyenlerin gözler önünde, yerden avuç avuç toprak alıp, havana doldurur. Sonra da tokmakla toprakları karıştırmaya başlar. Çevrede bekleşenler, Yeniçerinin tokmağı her vuruşta, toprağın renginin değişmekte olduğunu görürler. Havana doldurulan topraklar tuz olmuştur.
Fatih Sultan Mehmed Han, Fetih Ordusu'ndaki bu Yeniçerinin gösterdiği kerameti daha o gün duymuş, hemen huzuruna çağırmıştır. Yerinden kalkıp, sırtını sıvazlar ve der ki : "Var git işinin başına. Eğer fetih müyesser olursa, bundan sonra bilmiş ol ki, sarayın Tuzcubaşısı sen olacaksın"
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, Fetih'ten sonra, Halil'i unutmaz, onu hizmetine alır. Tuz Baba ömrünün sonuna kadar Tuzcubaşılık görevinde kalır sarayda. Fatih, Tuz Baba'yı Fetih sonunda saraya aldıysa da bundan sıkılan Tuz Baba, kendisinden izin alıp, serbest yaşamak üzere Beşiktaş'a, şimdiki camii ve türbesinin bulunduğu yere yerleşir. Bundan sonraki günlerini ibadet ve zikirle geçirir.
Beşiktaşlılar, Tuz Baba Hazretleri'nin manevî koruması altında bulunduklarına inanırlar. Vefatından sonra da birçok kerametleri görülen Tuz Baba Hazretleri'nin defni sırasında da bir takım olaylar olmuş, sonunda şimdiki kabrinin bulunduğu yere defni sağlanmıştır.
İstanbul'un fethi sırasında yaşanan problemlerden biri de tuz sıkıntısıdır. Kuşatma uzadıkça tuz stokları da azalıyor. Bakıyorlar tuz tükenirse, yemeklerin yapılması güçleşecek. Bu konunun tartışıldığı sırada genç Halil "Ağalar! İstediğiniz tuzu ben size bulabilirim. Hem de en kısa zamanda!" diye söze girer. Herkes sesin geldiği tarafa bakar. Aynı ses yine gürler: "Ben ordunun ihtiyacı olan tuzu bulurum” Fakat orada bulunanlar, bu yağız delikanlının ne demek istediğini pek anlayamazlar. Komutanlar, gencin kendinden çok emin olduğunu anladıkları an gerekli izni verirler. Ancak içlerinden biri: "İzni verdik, fakat tuzu hemen nasıl bulacaksın? Bunu çok merak ediyoruz." diye sorar. Genç Halil "Siz bana irice bir taş havan buldurun, gerisini bana bırakın" diye cevap verir.
Hemen büyükçe bir havan bulunur. Genç Halil kendisini merakla bekleyenlerin gözler önünde, yerden avuç avuç toprak alıp, havana doldurur. Sonra da tokmakla toprakları karıştırmaya başlar. Çevrede bekleşenler, Yeniçerinin tokmağı her vuruşta, toprağın renginin değişmekte olduğunu görürler. Havana doldurulan topraklar tuz olmuştur.
Fatih Sultan Mehmed Han, Fetih Ordusu'ndaki bu Yeniçerinin gösterdiği kerameti daha o gün duymuş, hemen huzuruna çağırmıştır. Yerinden kalkıp, sırtını sıvazlar ve der ki : "Var git işinin başına. Eğer fetih müyesser olursa, bundan sonra bilmiş ol ki, sarayın Tuzcubaşısı sen olacaksın"
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, Fetih'ten sonra, Halil'i unutmaz, onu hizmetine alır. Tuz Baba ömrünün sonuna kadar Tuzcubaşılık görevinde kalır sarayda. Fatih, Tuz Baba'yı Fetih sonunda saraya aldıysa da bundan sıkılan Tuz Baba, kendisinden izin alıp, serbest yaşamak üzere Beşiktaş'a, şimdiki camii ve türbesinin bulunduğu yere yerleşir. Bundan sonraki günlerini ibadet ve zikirle geçirir. Beşiktaşlılar, Tuz Baba Hazretleri'nin manevî koruması altında bulunduklarına inanırlar. Vefatından sonra da birçok kerametleri görülen Tuz Baba Hazretleri'nin defni sırasında da bir takım olaylar olmuş, sonunda şimdiki kabrinin bulunduğu yere defni sağlanmıştır.
26 Haziran 2014 Perşembe
Ruhumun Gıdası (2)
Daha önce amatörce planladığım müzik projemin ilk sonuçlarını sizlerle paylaşmıştım. O gün baktım ki listelere oldukça slow ve duygusal parçalarla giriş yapmışız :) Biraz daha hareketlendirelim istedim...
Not : Youtube kapalı olsa da DNS ayarları değiştirilmiş server'lardan yine youtube aracılığıyla seyredebilirsiniz.
"Kutsi'nin Geçer'i" ve "Fettah Can'dan Bu Aşkın katili Sensin"... Naçizane Benim yorumumla :)
Not : Youtube kapalı olsa da DNS ayarları değiştirilmiş server'lardan yine youtube aracılığıyla seyredebilirsiniz.
"Kutsi'nin Geçer'i" ve "Fettah Can'dan Bu Aşkın katili Sensin"... Naçizane Benim yorumumla :)
21 Haziran 2014 Cumartesi
İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz
Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.
Bu nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.
Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen her şeye yön verecek güce sahipsin.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.
Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum.
Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/graniniTurkiye
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Bu nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.
Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen her şeye yön verecek güce sahipsin.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.
Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/graniniTurkiye
Bir boomads advertorial içeriğidir.
13 Haziran 2014 Cuma
Ruhumun Gıdası
Çok ama çok uzun süredir planladığım, kendi çapımda eğlenmenin merkezindeki müzik projemin ilk sonuçlarını dostlarımla paylaşmaya karar verdim.
Kış masalını takiben, Gökhan Tepe'nin "Veda Makamı", elbette o da benden...
Gerçi youtube kapalı olsa da DNS ayarları değiştirilmiş server'lardan yine youtube aracılığıyla seyredebilirsiniz.
işte son ayların hit parçalarından "Kış Masalı"
Kış masalını takiben, Gökhan Tepe'nin "Veda Makamı", elbette o da benden...
Etiketler:
adem gümüşkaya,
adını dağlara yazdım,
gökhan tepe,
Hakan İzzet Ünlü,
Hakan Ünlü,
karaoke,
kış masalı,
sibel can,
veda makamı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Devrim niteliğindeki DeFi Protokolü IPOR 22 Mart 2023'te Bitget'te listelenecek
Bitget, geleneksel finans oyuncuları için IPOR pratik çözümü ile DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu dolduracak Victoria, Seyşeller, 20 ...
-
Yazımın 3. ve bu son bölümünde hayatlarına ve şehadetlerine haber kanalları aracılığıyla vakıf olabildiğimiz kahramanlardan son bir kaçına ...
-
2012'den bu yana birçok konuda yazı yazdım, ama farkettim ki çok hassas bir konu üzerine etraflıca düşünmüş olmama rağmen hiçbir çalışm...
-
Geçtiğimiz hafta yayınladığım yazımın ardından, duygusal ve güzel geribildirimler aldım. Burada önemli olan mevzu neyin ne kadar beğenildiğ...
